Ekmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ekmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Sağlığına Özen Gösterenler için Omega 3'lü Ekmek

22 Temmuz 2008 Salı



Yiyeceklerimizdeki çeşit artışlarından en temel gıdalarımızdan biri olan ekmek nasiplendi. Cevizli ekmeği favori edinen bendeniz, bugün itibariyle gördüm ki ekmekçilik sanayinde önemli bir isim olan Uno, 'Omega 3' katkılı ekmek çıkarmış.

Uno'nun ürettiği 'Omega 3'lü ekmek; kalp hastalıkları, kanser ve diyabete karşı kendini korumak isteyen tüketiciler için tüketime sunulmuş. Fakat tabii ki omega 3 sadece bu gruptaki alıcılara hitap etmiyor. Omega 3 aynı zamanda bebek ve çocukların zihin gelişimine de yardımcı oluyor, ayrıca yaşlanma ve stresin olumsuz etkilerini de azaltıyor.

Omega3'lü ekmeğinin 100 gramı, günlük Omega 3 ihtiyacının yüzde 17'sini karşılıyormuş.

Ekmek Büyüyünce İsraf da Büyüdü

17 Temmuz 2008 Perşembe

Kocaeli Fırıncılar Odası Başkanı Mehmet Altunay , ekmeğin gramajının fazla olması ve bilinçsiz tüketim sebebiyle ekmek israfının her geçen gün arttığını söylemiş. Kocaeli'nde her 10 ekmekten 1'i çöpe gidiyormuş. Türkiye genelinde ise her gün 6 milyon ekmek çöpe gidiyor.

Ekmeğin gramajının 300'e çıkarılması nedeniyle ekmek daha geç tüketiliyor. Uygun koşullarda saklanamadığında da bayatlıyor ve çöpe atılıyor.

En çok ekmek israfı ise yemekhaneli işyerleri, hastaneler, yatılı okullar, öğrenci yurtları, oteller ve lokantalar gibi toplu tüketim yerlerinde yapılıyor. Buralarda ‘ekmek israfı önleme planları’nın hayata geçirilmesi, talebe göre üretim yapılması, ekmeğin fırında veya satış yerinde uygun koşullarda korunması, raf ömrü uzun kaliteli ekmek üretimi, pişirilmesi ile satışı arasındaki sürenin en aza indirilmesi, poşetlenmesi, küçük gramajlarda ekmek üretimi, toplu yemek tüketim yerlerinde ekmeğin dilimlenmiş veya küçük yuvarlak ekmek olarak verilmesi, orta derecede bayatlamış ekmeklerin düşük fiyattan satılması gibi önlemler alınarak asgariye indirilebilir.

Ekmek israfının önlenmesinde bir diğer basamak ise ev hanımlarının konuya gerekli özeni göstererek ihtiyaçtan fazla ekmek almamaları ve ekmeğin saklama koşullarına dikkat etmeleridir. Ekmekler poşette saklanmalı, uzun süreli saklama amaçlanıyorsa, çoğu ev hanımının yaptığı gibi ekmeğin derin dondurucuda ve poşet içerisinde saklanması bayatlamayı önlediği unutulmamalıdır.

Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği

7 Mart 2008 Cuma

Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğe göre, ekmeğin asgari ağırlığı 150 gramdan 300 grama çıkarıldı. Ekmekler 300 gramdan başlayarak 50'şer gram artırılarak piyasaya sunulacak. Tarım ve Köyişleri Bakanlığına ait Türk Gıda Kodeksi Tebliğleri Resmi Gazete'de yayımlandı. Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliğinde değişiklik yapan tebliğe göre, ekmeğin asgari gramajı 150'den 300'e çıkarılırken, 50'şer gramlık artırımlarla değişik boylarda ekmekler piyasaya sunulacak.

Ekmek çeşitlerinin etiketlerinde de un çeşitlerinin yüzde oranları belirtilecek. Bu ürünleri üreten ve satan iş yerleri de 3 ay içerisinde uygulamaya gececek. Şartları yerine getirmeyen iş yerlerinin faaliyetine izin verilmeyecek.

-HELVADA ÇEŞNİ MADDELERİ SINIRI YÜZDE 8 OLACAK-

Türk Gıda Kodeksi Tahin Helvası Tebliği'ne göre, tahin helvasında kullanılan çeşni maddelerinden fındık, fıstık gibi kuru-sert kabuklu meyveler bütün veya ayıklanabilecek parçalar halinde katılacak. Çeşni maddeleri en az yüzde 8 olacak. Ürüne sadece vanilya, vanilin ve ethyl vanilin ile doğal aroma maddeleri kullanılabilecek. Faaliyet gösteren şirketler, tebliğin yayımı tarihinden itibaren 6 ay içinde bu Tebliğ hükümlerine uyacak.

-HAYVANLARDA İLAÇ KALINTILARINDA AB'YE UYUM-

Türk Gıda Kodeksi Hayvansal Kökenli Gıdalarda Veteriner İlaçları Maksimum Kalıntı Limitleri Tebliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ'e göre ise, ilaç kalıntılarının limitleri değiştirildi. Farmakolojik etkili tilvalosin kalıntısı domuzda kas, yağ, karaciğer ve böbreklerde, yumurtası tüketimde kullanılmayan kanatlı hayvanlarda da yağ ve karaciğerde 50 birim olarak belirlendi. Veteriner ilaçlarında farmakolojik etkili maddeler ise listeden çıkarıldı. Tebliğ, AB uyum çerçevesinde hazırlanırken, ürünleri üreten ve satan işyerleri değişiklikleri 6 ay içinde uygulamaya geçirecekler.

Ekmeğimiz Yeterince Temiz mi?

2 Ocak 2008 Çarşamba


Her sorunun kaynağı olan eğitimsizlik, soframıza giren ekmeği de vuruyor. Teknik ve hijyenik şartları yetersiz ve çalışan işçileri eğitimsiz olan fırınlar, halkın sağlığıyla oynuyor. Üretildikten sonra sağlıksız bir biçimde satışa sunulan ekmek, soframıza gelene kadar mikrop yuvası oluyor.



İstanbul Ekmek Sanayicileri İşadamları Derneği'nin (İSESİAD) yaptığı araştırma da bu durumu gözler önüne seriyor. Derneğin 233 fırında yaptığı incelemeye göre fırınların 126'sının ruhsatsız olduğu tespit edilirken bir o kadarı da uyması gereken temizlik kurallarını hiçe sayıyor.

Gıda kodeksi yönetmeliğine aykırı biçimde üretim yapan ekmek fabrikalarına ve pastanelere her geçen gün bir yenisi daha ekleniyor. Türkiye'de her gün 120 milyon olmak üzere yılda yaklaşık 44 milyar ekmek üretiliyor.

Ancak 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun'da üretim yerlerinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın denetimine verilmesi, fırınların denetlenmesinde aksaklıklara yol açıyor. Yeteri kadar denetlenemeyen fırınlarda da ihmaller daha fazla artıyor. Ruhsatsız fırınlar kaçak işçi çalıştırırken, gıda kodeksine aykırı üretilen ekmekler ambalajsız şekilde satılıyor. Poşete girmeyen ekmek de toz gibi dış etkenlere açık hale geliyor.

Fırıncılar en çok ruhsatsız fırınlarla denetimsizlikten yakınıyor. Kaçak işçi çalıştıran fırınlarla haksız rekabetin oluştuğuna değinen fırıncılar, ekmeğin değerinin altında satıldığı görüşünde.

Eğitim seminerleri yapılıyor

Ekmeğin hijyenik boyutundan çok fiyatının tartışıldığına değinen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Veteriner Hizmetleri Müdür Yardımcısı Mehmet Kerim Ayan, "Fırınlardaki sorunun başını eğitimsizlik çekiyor. Kalifiye personel eksikliği var, işçiler temizlik konusunda çok bilgisiz. Hijyenin ne demek olduğunu bilmeyenler bile var." diyor. Gıda üreticilerini bilinçlendirmek amacıyla üç yıl önce 'Hijyen Eğitimi Programı' başlatılmış. Şu ana kadar İstanbul'un 18 ilçesinde toplam 8 bin kişinin eğitimden geçirildiğine değinen Mehmet Ayan, "Üretim sırasında elini yıkamayan bile vardı. Amacımız önce eğitim, sonra denetim." diyor.

Sağlıklı bir ekmek için gerekenler

  • Fırınlarda rutubet oranına dikkat edilmeli. Rutubet oranının yüzde 14'ten yüksek olması haşeratın üremesine zemin hazırlıyor.
  • Personel eldiven, maske, galoş ve bone giymeli.
  • Tezgâhtar, para tutmadığı eline eldiven giyerek ekmeği vermeli.
  • El değmeden üretilen ekmek etiketlenip ambalajlanmalı.
  • Gramajı eksik ekmekler satılmamalı.
  • Üretim yerine kamera konularak vatandaşın içeriyi izlemesi sağlanmalı. İsteyenlerin üretim yerini gezebilmesine izin verilmeli.
  • Ekmek dağıtım araçlarında da hijyene dikkat edilmeli.
  • Kasalar dezenfekte edilmeli.
  • Market, bakkal ve büfeler kasalarını veya dolaplarını halkın gelip geçtiği kaldırımlara koymamalı.
  • Vatandaş, taze mi diye bütün ekmekleri eliyle sıkmamalı.
Kaynak: Samanyolu Haber